Kumandanım Cibuti Ne Yana Düşer?
17.07.2026 tarihli bir habere göre (bknz. https://www.haksozhaber.net/islam-dusmanligi-ve-irkci-barbarlik-bu-kez-de-basaksehirde-cibutili-aileyi-hedef-257103h.htm) İslam düşmanlığı ve ırkçılık bu kez de Başakşehirde Cibutili aileyi hedef almış. İlgili haberin içeriğini incelediğimizde ise karşımıza şöyle ifadeler çıkmakta; “Cibutili Müslüman bir aile, kapı komşuları olan seküler-faşist doktor çift tarafından yıllardır barbarca bir ırkçılığa ve İslami değerlere yönelik ağır saldırılara maruz kalıyor.”” Türkiye’ye 2004 yılında eğitim amacıyla gelen, yüksek lisans ve doktorasını tamamlayarak kurduğu şirketle Afrika’ya ihracat yapan Türkiye-Cibuti çifte vatandaşı Ali F. ve ailesi, 2019 yılından bu yana ikamet ettikleri Başakşehir’deki bir sitede akıl almaz bir faşizmin kurbanı oldu. Devlet hastanelerinde görev yapan Kadın Doğum Uzmanı Dr. İlteriş Y. (Bağcılar EAH) ve eşi Dr. Duygu Y. (Çam Sakura Şehir Hastanesi), Müslüman ailenin hayatını kabusa çevirdi.”
Haber sitesinin tercih ettiği eskatolojik terminoloji ve kavram karmaşası bir yana, olayın sosyal medyaya yansıma şekli ve kullanıcılardan gelen yorumlar oldukça ilginç. Örneğin yine aynı haberin altına yapılan kullanıcı yorumlarında veya diğer sitelerde yapılan yorumlarda sık sık şu ifadelere rastlamak mümkün; “Kemalist vesayet, işbirlikçi Siyonist köpekleri, şapkalı maymunlar, ırkçı-seküler şeytanlar, devletimiz neden bunlara müsaade ediyor?, Osmanlı toprağı Cibuti”. Örnekleri çoğaltmak mümkün tüm bu seçtiğim örnekler içinde kafama en çok “Osmanlı toprağı Cibuti” ifadesi takıldı. En nihayetinde Cibuti bir Osmanlı toprağı idiyse Cibutililer de bittabi eski bağlarımızı koruduğumuz ancak uzak düştüğümüz kardeşlerimiz sayılabilirdi.
M. Şevki Yazman I. Dünya Savaşı sırasında Galiçya Cephesinde görev yapan bir asker olarak daha sonradan yazdığı anılara “Kumandanım Galiçya Ne Yana Düşer?” adını vermiştir. I. Dünya Savaşı yıllarında askerlerimiz Galiçya’nın ne yana düştüğünü bilmeden hedefe ilerlemiş ve yine de vatan için toprağa düşmüştür. Cibutililere ırkçılık yapılmaması gerektiği, onların da evlad-ı Osmanlı oldukları gerçeğiyle yüzleşince (!) kendime sordum; Kumandanım Cibuti Nereye Düşer? Mesele Cibuti’nin coğrafi konumundan ziyade, Cibuti’de gerçek bir Osmanlı egemenliğinden bahsetmek mümkün mü? olmalı. Yer ve zaman itibariyle bu konuyu burada detaylıca inceleyemeyeceğimiz gibi aslında Osmanlı tarihi ile teşne olanların yakinen bildiği üzere organik bir bağlantıdan ziyade belki bir “süzerenlik” ilişkisinden söz etmek mümkün.
Peki hükümetimiz bu konuyu nasıl okuyor? Yıllar yıllar önce ortaya atılan “Türkiye, Osmanlı topraklarında etkinliğini artırmalı” nidaları kubbede nereye varıyor? Açık kaynaklardan öğrenebildiğimiz kadarıyla, TİKA Cibuti’de oldukça etkin. Örneğin balıkçılar için tekne yapım atölyesi kuruluyor (bknz. https://www.aa.com.tr/tr/gundem/tika-cibuti-de-balikcilar-icin-tekne-uretim-atolyesi-kurdu/3778271) İtfaiye kuvvetlerine eğitim veriliyor (bknz. https://tika.gov.tr/tikadan-cibutide-ileri-seviye-itfaiye-egitimi/) yargı mensuplarına terörle mücadele eğitimi veriyor (bknz. https://tika.gov.tr/tikadan-cibutide-yargi-mensuplarina-terorle-mucadele-egitimi/) hatta artık bir 15 Temmuz şehidinin adı Cibuti’de yaşıyor (bknz. https://www.aa.com.tr/tr/turkiye/tika-15-temmuz-sehidinin-adini-cibuti-de-yasatacak/860858)
Türkiye Diyanet Vakfı ise şu sıralar Cibuti’nin en büyük camiisini inşa ediyor (bknz. https://www.aa.com.tr/tr/dunya/cibutinin-en-buyuk-camisinin-resmi-acilisi-yapilacak/1654552). Ve yine TDV bünyesinde verilen burslar ile Cibutili öğrenciler Türkiye’de üniversite eğitimi alıyor. Türkiye-Cibuti ilişkilerinin geliştiği ortada. Fakat yine soruma cevap alamadım: Kumandanım gerçekten Cibuti ne yana düşer?


