Slopiyye: Yapay Zekaya Aşırı Güvenmek
Hakkı Bluoyd
2022’de ChatGPT’nin ortaya çıkması ile birlikte, yapay zeka teknolojileri genel nüfus düzeyinde son kullanıcının doğrudan erişebileceği bir arayüze sahip oldu. Siri, Alexa gibi asistanlar önceden kısıtlı olarak var olsa da ChatGPT’nin başı çektiği bir grup araç hiç olmadığı kadar genel nüfusun dikkatini çekecek bir noktaya gelerek, toplum içinde adlarını duyurmaya başladı. Sokaktaki insanlara sorsaydık, bu teknolojinin 2022’de icat edildiğini beyan edecek insan sayısının hiç de azınlık olmayacağını belirtme cüretini gösteriyorum (küçük bir Twitter araması bile bunu ortaya koyuyor). Aslen bu teknolojiler 1950’lerden beri uygulanıyor olsa da; şimdiye kadarki örnekleri ya farklı özel senaryolar için son kullanıcı kitlelerine ulaşmaktaydı, ya kapalı olarak araştırma-geliştirme amaçlı kullanılmaktaydı, ya da autocorrect-reklam-sosyal medya algoritmaları gibi örneklerde genel nüfusun pasif bir konumda kaldığı durumlarda gözlemleniyordu. Bu hızlı teknolojik atılım, pratik faydalarının yanı sıra her balon gündem döngüsünde olduğu gibi, gerçek dışı beklentileri ve birçoğunun yanlış olduğunu yakın zamanda göreceğimiz ticari kararları da beraberinde getirdi.
Teknoloji dünyası elbette bu tarz döngülere yabancı değil: Blockchain, Dotcom, üç boyutlu yazıcılar, IoT, NFT, Metaverse, Big Data… Bazıları gerçekçi bir düzlemde dengesini buldu, bazıları kendini niş ilgi alanlarına kapattı, bazıları kendini başka döngülere bırakmak üzere gelişti. Hatta söz konusu yapay zeka teknolojileri bile, iki kere tarihte “yapay zeka kışı” adı verilen dönemden geçmiştir. Yapay zeka, 1970’lerde ve 1980’lerin sonlarında olmak üzere, gerçek hayattaki beklentileri karşılamak adına yeterli verim sağlayamadığından ihtişamını kaybettiği iki farklı dönem geçirmişti.
2026 yılına geldiğimizde birçok teknoloji firması yapay zeka destekli programlamayı teşvik etmek dışında, işi daha da ileriye götürüp bu teknolojiyi kullanmaya sıcak bakmayan kişilere baskı uyguluyor. Bugün iş ilanlarının çoğunda bu asistanların ve otomasyonların kullanımı kriter listesinde yer alıyor. Tabii o iş ilanlarını yazan kişiler muhtemelen insan bile değil.
Deneyimlerimize ve tarihe bakmamız, geleceğin geçmişten pek farklı olmayacağına yönelik bir hipotez oluşturmamız için yeterli. Örneğin bir araştırma grubunda, 16 yazılımcıya ait yapay zeka destekli 246 programlama görevi incelendiğinde, yazılımcılar yüzde 20 daha hızlıymış gibi hissetmelerine rağmen aslında yüzde 19 daha yavaş oldukları gözlemlenmiş. Özünde dengeli kullanıldığında faydalı olabilen bir teknoloji, aşırı güven nedeniyle ters tepiyor ve yarardan çok zarar vermeye başlıyor. Bu zararı yarattığı için teknolojinin kendisini suçlayamayız. Balyozla sivrisinek öldürmeye çalışan birisini gördüğümüzde balyoza kızmamızın anlamı yok. Bunu yaptıysa, sivrisinek öldürmek için balyoz kullanmamız gerektiğini sürekli olarak bize söyleyen insanlara karşı boyun eğmiş demektir. Öyleyse doğası gereği kolay yolu seçmeyi yeğleyen insan etkenini göz önüne almalıyız.
Sohbet modellerinin dalkavukluğa meyilli doğası hiç yardımcı olmamakta. Hem modellerin eğitilme şekillerinden ötürü, hem de LLM’lerin mevcut bağlam penceresini çıktıyla birlikte değerlendirmeleri kendini geri besleyen bir tür döngü yaratıyor. Bu döngü, kullanıcıyı öznel görüşlerini gitgide daha güçlü doğrulamasına yol açan, delüzyonel diyebileceğimiz bir noktaya kaydırıyor. Bu bağlam pencereleri değişse de, varsayılan eğitim verisi model başına aynı kaldığından veri çöplüğü gittikçe büyüyor. Üretimlerinde yüksek son teknoloji işlemciler kullanılsa da sonucunda güldürmeyen videolar, LinkedIn veya Twitter gibi platformlarda iki satır yazı yazmaktan aciz milyonların yaydığı saçmalıklar… Ölmüş, kokusu buram buram yayılmakta olan bir internet dünyasına adım atıyoruz. Nicel anlamda çok büyük bir yaratı gözlemlesek de nitel anlamda elimize geçenler, bu yüksek niceliğin karşısında bir hiç. Uğruna halen sayısız veri bankasının inşa edildiği bu teknolojinin milyarlarca kişiye bu düzeyde sunulmasına hazır değiliz. Gerçek araştırma raporları zamanla elimize geçtiğinde, bu teknolojiye muhtaç hale getirilmiş insanlara damlalıkla yapay zeka erişimi verilmeye başlanacak. Pamuk eller cebe gidecek ya da ürün siz olacaksınız. Sonuç olarak hepimiz dijital ürünleri kullanıyoruz ve musluğu kısılan ürünleri tarihte daha önce gördük. Bir trene atladık, ivmelendikçe ivmeleniyor. Endüstriler; determinizmden, ince işçilikten, düzenin disiplini olan mühendislik pratiğinden vazgeçiyor ve kontrolü kaybetmeye çok hevesli. Önceden dedik ki insan, kolayı seçse de bunu itiraf etmek yerine endüstriyel devrim söylemleri etrafında dolandığında tembel diye nitelenmekten kurtuluyor. “Claude bana test dosyası yaz, sakın hata yapma.” deyip 16’da ofisten çıkmak çoğu insanın işine gelir.
Sonuç olarak, yapay zeka devrimi kendi içinde bir karşı devrimi de ivmelendirerek, saniyeler içinde çöp dağları yaratan modellerin dünyasına doğru yelken açmamıza neden olacağı için, bunun getireceği yıkımın sonucunda tahminimce bir yapay zeka kışı olmasa da sonbahar dönemine gireceğiz. Başta da dediğim gibi yapay zeka teknolojileri 1950’den beri bizimleydi ve eskisine göre daha yaygın bir şekilde bizimle olmaya devam edecekler. Fakat BOMBA GELİŞME olmaktan çıktıklarını göreceğiz. Her teknolojik atılım döngüsü hayal kırıklıklarını da birlikte getiriyor. Bu seferki yıkımın boyutları o kadar büyük olacak ki, en azından gerekli dengeye ulaşana dek milyarlarca insanın hayatına yansıyacak. İyi şeyler yalnızca dozunda iyidir. Bazen çimene dokunmak en makul stratejidir.
Hakkı Bluoyd



